Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın, halkın gerçek ihtiyaçlarını merkeze alan “Sosyal Belediyecilik” vizyonu, belli ki birilerinin kimyasını bozmaya başladı. Kent Lokantaları ile başlayan, ardından dar gelirli vatandaşın can suyu olan “Yakın Mutfak” projesiyle devam eden bu başarı hikayesi, ne yazık ki çirkin bir saldırının hedefi oldu.
Görünen o ki, Ahmet Akın’ın sessiz sedasız ama derinden ilerleyen bu büyük başarısı, “halkçı belediyecilik nasıl yapılır?” dersi vermesi, bazı odaklarda ciddi bir hazımsızlığa yol açmış.
Neden Şimdi, Neden Yakın Mutfak?
Piyasada bir kap yemeğin fiyatı el yakarken, Büyükşehir’in mutfağında 30-40 TL’ye dört kap sıcak yemek çıkması, sadece bir hizmet değil, aynı zamanda bir duruştur. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin derdi cam çerçeve değil; bu mutfağın önündeki o “teşekkür eden” insanların mutluluğudur.
Şimdi şu soruyu sormak lazım: Halkın ucuz ve kaliteli yemek yemesinden kim, neden rahatsız olur?
Başarıyı Engelleyemeyince Saldırıya Geçtiler
Siyaseten rekabet edemeyenlerin, halka hizmet yarışında geri kalanların başvurduğu bu “yıkıcı” yöntemler, aslında kendi acziyetlerinin bir itirafıdır. Ancak unuttukları bir şey var: Kırılan camlar onarılır, bozulan eşyalar yenilenir; fakat Balıkesir halkının kendi sofrasına ve Başkanına olan güveni sarsılamaz.
Siyaseten Ahmet Akın ile rekabet edemeyenlerin, projelerin hızına yetişemeyenlerin başvurduğu bu yöntem, aslında bir “beyaz bayrak” çekme halidir. “Biz yapamıyoruz, o halde yapılanı yıkalım” mantığıdır. Ancak unuttukları bir şey var: Sakarya Mahallesi halkı bu mutfağa sadece karnını doyurmak için değil, kendisine değer verildiğini hissettiği için sahip çıkıyor.
Bu Bir Kriz Değil, Bir Tescildir!
Bu saldırı, Ahmet Akın’ın sosyal belediyecilik vizyonunun ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğinin tescilidir. Eğer yaptığınız iş birilerini bu kadar rahatsız ediyorsa, doğru yoldasınız demektir.
Şimdi görüyoruz ki; belediye ekipleri o mutfağı eskisinden daha güçlü hale getirmek için sabahın ilk ışıklarıyla işe koyulmuş. Halk ise mutfağın kapısında her zamankinden daha kalabalık, daha kenetlenmiş bir şekilde bekliyor.
Unutmayın; Halkın ekmeğiyle oynayanlar değil, halkın sofrasını büyütenler kazanacaktır.












