Balıkesir siyaseti son günlerde hiç olmadığı kadar hareketli. Bir yanda muhalefetin “müsriflik ve borç” iddiaları, diğer yanda Büyükşehir yönetiminin “15 yıllık enkazı kaldırıyoruz” savunması… Peki, toz duman arasında kaybolan gerçekler ne? Balıkesir’de konuşulan milyonlar, kazılan yollar ve borç listelerinin perde arkasını araştırdık.
Son günlerde Balıkesir kamuoyunda en çok konuşulan konu şüphesiz Büyükşehir Belediyesi’nin yeni logosu ve mali harcamalar. Muhalefet kanadı, Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı “fuzuli harcamalar” yapmakla ve şehri borç batağına sürüklemekle suçluyor. Özellikle “Logo değişimine 500-600 milyon TL harcandı” iddiası kulaktan kulağa yayılıyor. Ancak verilere ve sahadaki duruma biraz yakından baktığımızda, tablonun anlatılandan çok daha farklı olduğu görülüyor.
600 Milyonluk Logo Efsanesi
İddiaların en çarpıcısı logo maliyeti üzerine. Bir belediyenin logo değişimi için yarım milyar lira harcadığı iddiası, matematiksel olarak da mantıksal olarak da hayatın olağan akışına aykırı duruyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde sık sık gündeme getirilen ve belediye kaynaklarına dayandırdığı veriler, bu rakamların bir “şehir efsanesi”nden ibaret olduğunu ortaya koydu.
Kurumsal kimlik yenileme çalışması olarak lanse edilen değişim, eski yönetimin “Ben yaptım oldu” anlayışıyla dayattığı iddia edilen “B” logosunun yerine, şehri kucaklayan bir sembole geçişten ibaret. Ortada dolaşan yüz milyonlarca liralık faturalar ise henüz kimse tarafından belgelenebilmiş değil. Görünen o ki; bu astronomik rakamlar, siyasi bir yıpratma stratejisinin parçası olarak sahaya sürülmüş durumda.
“Yıkık Dökük” Mü, Yoksa “Büyük Ameliyat” Mı?
Muhalefetin bir diğer eleştirisi ise şehrin şantiye alanına dönmesi ve hizmetin aksadığı yönünde. “Meydanlar perişan, yollar kazık” eleştirilerini yerinde incelediğimizde ise karşımıza BASKİ’nin (Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi) hummalı çalışması çıkıyor.
Balıkesir’de yıllardır konuşulan ancak bir türlü kazma vurulmayan bir gerçek var: Altyapı.
Edindiğimiz bilgiler, AK Parti dönemini kapsayan dönemlede, “yerin altına yapılan yatırım görünmez” mantığıyla altyapının ihmal edildiği yönünde. Ahmet Akın yönetimi ise riski göze alarak makyajı değil, ameliyatı seçmiş görünüyor. Şu an caddelerdeki kazıların ve “dağınıklığın” temel sebebi, şehrin çürümeye yüz tutmuş damarlarının; kanalizasyon ve su hatlarının yenilenmesi. Vatandaşın kısa vadede konforu bozulsa da, bu çalışmalar Balıkesir’in geleceği için kaçınılmaz bir zorunluluk olarak duruyor.
Konserlerde “Tasarruf” Modeli
“Paralar konserlere akıyor” eleştirisi de Balıkesir sokaklarında sıkça dillendiriliyor. Ancak belediyenin kültür-sanat ajandasına baktığımızda ilginç bir detay göze çarpıyor. Büyükşehir Belediyesi, son dönemde dışarıdan fahiş kaşeli sanatçılar getirmek yerine, strateji değiştirerek kendi bünyesindeki Belediye Konservatuvarı‘nı sahaya sürmüş durumda.
Bu hamle, hem belediye kasasından milyonların çıkmasını engelliyor hem de yerel sanatçıların önünü açıyor. Yani iddia edilenin aksine, sahnede “israf” değil, “öz kaynakların kullanımı” söz konusu.
Borç Kimin Borcu?
Türkiye’nin en borçlu belediyeleri listesinde Balıkesir’in adının geçmesi elbette üzücü. Ancak SGK borçlarının 20 aylık bir yönetimin eseri olduğunu düşünmek, ekonomi bilimine haksızlık olur. Rakamlar, bu borç stoğunun yıllar içinde birikerek dev bir yumak haline geldiğini gösteriyor. Su fiyatlarındaki artış ise, enerji maliyetleri ve BASKİ’nin devraldığı bu ağır borç yükü düşünüldüğünde, yönetimin elindeki tek finansman aracı gibi duruyor.
Sonuç Olarak;
Balıkesir’de muhalefet, “Algı belediyeciliği yapılıyor” diyerek yükleniyor. Ancak sahadaki iş makineleri, altyapı boruları ve mali veriler; asıl algının “hizmet yok” söylemi üzerinden kurulmaya çalışıldığını işaret ediyor. Ahmet Akın yönetimi, geçmişin 15 yıllık ihmalini temizlemeye çalışırken gürültü çıkıyor olması gayet doğal. Asıl soru şu: Balıkesir halkı, geçici rahatsızlığa katlanıp kalıcı çözümü mü seçecek, yoksa geçmişin makyajlı ama sorunlu günlerini mi arayacak?
Bunu zaman gösterecek.












