Türkiye genelinde barajlardaki su seviyeleri alarm verirken, birçok belediye çareyi bahçe ve peyzaj sulama aboneliklerini iptal etmekte buldu. Bursa, İzmir, Çanakkale ve Tekirdağ’da su tasarrufu için radikal adımlar atılırken, Balıkesir’de yaşanan kriz, kuraklıktan çok daha farklı ve karmaşık bir tabloyu gözler önüne seriyor: Su var, ancak ihmal edilmiş altyapı ve finansal engeller nedeniyle sorunlar yaşanıyor.
Türkiye, iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha derinden hissederken, su kaynaklarının yönetimi en kritik gündem maddelerinden biri haline geldi. İçme ve kullanma suyunu güvence altına almak isteyen Bursa ve İzmir belediyelerinin başlattığı bahçe sulama aboneliklerini iptal etme uygulamasına, Çanakkale ve Tekirdağ da katıldı. Özellikle site yönetimleri ve müstakil konutların yeşil alan sulamaları için kullandığı suyun kesilmesi, suyun öncelikle hanelerin temel ihtiyacına yönlendirilmesi hedefini taşıyor. Yetkililer, bu zorunlu kısıtlamaların kuraklıkla mücadelede kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
BALIKESİR PARADOKSU: İHMAL EDİLEN ALTYAPI VE FİNANSAL ÇIKMAZ
Diğer şehirler kuraklıkla boğuşurken, Balıkesir’de sorun kaynak yetersizliği değil, mevcut suyun yönetilememesi. Kentte sık sık yaşanan devasa boru patlakları, tonlarca temiz suyun şebekeden toprağa karışmasına neden oluyor. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) ekipleri, bir yandan yeni altyapı yatırımları için projeler geliştirirken, diğer yandan kentin dört bir yanındaki patlaklara müdahale etmeye çalışıyor.
Sorunun temelinde, bir önceki yönetim döneminde yapılması gereken ancak ihmal edilen altyapı yatırımları yatıyor. Zamanında yenilenmeyen ve miadını dolduran borular, artan basınç ve eskime nedeniyle sürekli olarak patlayarak hem su israfına hem de uzun süreli kesintilere yol açıyor.
Mevcut yönetimin bu sorunu çözmek için harekete geçme çabası ise yeni bir engelle karşılaşıyor: finansal kısıtlamalar. Merkezi yönetimin son dönemde yerel yönetimlerin borçlanma limitlerine ve koşullarına getirdiği sıkı düzenlemeler, Balıkesir gibi acil ve büyük ölçekli altyapı yatırımına ihtiyaç duyan belediyelerin elini kolunu bağlıyor. Milyonlarca liralık yatırım gerektiren altyapı projeleri için gerekli krediyi bulmakta zorlanan belediye, geçmişten miras kalan sorunu çözmekte güçlük çekiyor.
İKİ FARKLI KRİZ, TEK GERÇEK: SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜM ŞART
Türkiye’nin su tablosu, iki farklı krizin aynı anda yaşandığını net bir şekilde ortaya koyuyor: Bir yanda iklim değişikliği kaynaklı kuraklık, diğer yanda ise Balıkesir örneğinde görüldüğü gibi yönetimsel ihmaller ve finansal engellerle derinleşen bir altyapı krizi.
Uzmanlar, abonelik iptalleri gibi geçici önlemlerin sorunu ötelemekten başka bir işe yaramayacağını belirtiyor. Türkiye’nin su geleceğini güvence altına almak için su kayıp-kaçak oranlarını düşürecek altyapı yatırımlarının önceliklendirilmesi, belediyelere bu konuda finansal kolaylık sağlanması ve suyun tasarrufundan yönetimine kadar bütüncül politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.







